oynayış

تَحَسَّنَ لَعِبُ الْفَرِيقِ كَثِيرًا فِي الْمُبَارَيَاتِ الْأَخِيرَةِ.

Takımın oynayışı son maçlarda çok gelişti.

أَعْجَبَتْ طَرِيقَةُ لَعِبِ اللَّاعِبِ الْمُدَرِّبَ الْفَنِّيَّ.

Oyuncunun oynayışı teknik direktörü memnun etti.

أُسْلُوبُ لَعِبِ هَذَا اللَّاعِبِ عُدْوَانِيٌّ لِلْغَايَةِ.

Bu oyuncunun oynayışı çok agresif.

İlişkili Kelimeler