هَذَا الْقُمَاشُ خَشِنٌ جِدًّا، وَيُسَبِّبُ لِي عَدَمَ الرَّاحَةِ عِنْدَمَا يُلَامِسُ بَشَرَتِي.
Bu kumaş çok pürüzlü, cildime değdiğinde rahatsız ediyor.
هَذَا الْقُمَاشُ خَشِنٌ جِدًّا، وَيُسَبِّبُ لِي عَدَمَ الرَّاحَةِ عِنْدَمَا يُلَامِسُ بَشَرَتِي.
Bu kumaş çok pürüzlü, cildime değdiğinde rahatsız ediyor.
سَطْحُ الطَّاوِلَةِ غَيْرُ مُسْتَوٍ.
Masanın yüzeyi pürüzlü.
إِنَّهُمْ يَتَجَادَلُونَ بِاسْتِمْرَارٍ لِأَنَّهُمْ يَعِيشُونَ عَلَاقَةً مُعَقَّدَةً.
Pürüzlü bir ilişki yaşadıkları için sürekli tartışıyorlar.
Ayrıca: أَجَشّ
خَشِين، خَاشِن