püskürme

هَدَّدَ ثَوَرَانُ البُرْكَانِ القُرَى المُحِيطَةَ.

Yanardağın püskürmesi, çevredeki köyleri tehdit etti.

خِلَالَ الاِنْدِفَاعِ البُرْكَانِيِّ، اِرْتَفَعَتِ الحِمَمُ وَالرَّمَادُ إِلَى السَّمَاءِ.

Volkanik püskürme sırasında lavlar ve küller gökyüzüne yükseldi.

قَدْ يُشِيرُ قَذْفُ الدَّمِ مِنَ الفَمِ إِلَى مُشْكِلَةٍ صِحِّيَّةٍ خَطِيرَةٍ.

Ağzından kan püskürmesi, ciddi bir sağlık sorununa işaret edebilir.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler