püskürmek

ثَارَ الْبُرْكَانُ بِحِمَمٍ بُرْكَانِيَّةٍ مَعَ ضَجِيجٍ كَبِيرٍ.

Yanardağ büyük bir gürültüyle lav püskürdü.

انْدَفَعَ الدَّمُ مِنْ فَمِهِ وَانْهَارَ عَلَى الْأَرْضِ.

Ağzından kan püskürdü ve yere yığıldı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler