pütür

النُّتُوءَاتُ الْمَوْجُودَةُ عَلَى الْحَائِطِ تَجْعَلُ مِنَ الصَّعْبِ طِلَاءَهُ بِشَكْلٍ صَحِيحٍ.

Duvarın üzerindeki pütürler boyayı düzgün sürmeyi zorlaştırıyor.

تَشَكَّلَتْ حُبَيْبَاتٌ صَغِيرَةٌ عَلَى بَشَرَتِي، يَجِبُ أَنْ أَذْهَبَ إِلَى الطَّبِيبِ.

Cildimde küçük pütürler oluştu, doktora görünmeliyim.

بَقِيَتْ تَكَتُّلَاتٌ فِي الطِّلَاءِ، يَجِبُ أَنْ تَخْلِطَهَا جَيِّدًا.

Boyanın içinde pütürler kalmış, iyice karıştırmalısın.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler