pırtı

أَغْرَاض — أَغْرَاض

عِنْدَ الِانْتِقَالِ قُمْنَا بِفَرْزِ أَغْرَاضِنَا الْقَدِيمَةِ وَتَبَرَّعْنَا بِمَا لَا نَحْتَاجُهُ، وَهَكَذَا أَصْبَحَ مَنْزِلُنَا أَكْثَرَ تَرْتِيبًا.

Taşınırken eski pırtılarımızı ayıklayıp gerekmeyenleri bağışladık, böylece evimiz daha düzenli oldu.

مَلَابِسُ مُهْتَرِئَةٌ — مَلَابِس مُهْتَرِئَة

لَدَيَّ الْكَثِيرُ مِنَ الْمَلَابِسِ الْمُهْتَرِئَةِ فِي خِزَانَتِي، يَجِبُ عَلَيَّ التَّخَلُّصُ مِنْ بَعْضِهَا لِأَنَّنِي تَوَقَّفْتُ عَنِ ارْتِدَائِهَا.

Dolabımda bir sürü pırtı var, artık bazılarını atmam gerekiyor çünkü giymekten vazgeçtim.

İlişkili Kelimeler