papara

أَعَدَّتْ لِي أُمِّي ثَرِيدًا سَاخِنًا مَصْنُوعًا مِنْ مَرَقَةِ الدَّجَاجِ وَالْخُبْزِ عِنْدَمَا مَرِضْتُ.

Annem, hastalandığımda bana tavuk suyu ve ekmekle yapılan sıcak bir papara hazırladı.

وَجَّهَ لِي الْمُدِيرُ تَوْبِيخًا قَاسِيًا لِأَنَّنِي تَأَخَّرْتُ عَنِ الِاجْتِمَاعِ.

Patron, toplantıya geç kaldığım için bana sert bir papara çekti.

İlişkili Kelimeler