parsa

سَاعَدَتْ حَصِيلَةُ الْعَرْضِ الَّتِي تَمَّ جَمْعُهَا فِي نِهَايَةِ الْعَرْضِ الْفَنَّانِينَ عَلَى كَسْبِ لُقْمَةِ الْعَيْشِ.

Gösteri sonunda toplanan parsa, sanatçıların geçimini sağlamalarına yardımcı oldu.

تَقَاسَمَ الْمُوسِيقِيُّونَ إِيرَادَ الْعَرْضِ الَّذِي تَمَّ جَمْعُهُ بَعْدَ الْحَفْلِ بِالتَّسَاوِي.

Müzisyenler, konserden sonra toplanan parsayı eşit olarak paylaştılar.

جَمَعَ الْمُمَثِّلُونَ مَبْلَغَ التَّبَرُّعَاتِ بَعْدَ الْمَسْرَحِيَّةِ وَتَبَرَّعُوا بِهِ لِلْمُحْتَاجِينَ.

Oyuncular, tiyatro oyunundan sonra parsayı topladılar ve ihtiyaç sahiplerine bağışladılar.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler