مَسْلَك — مَسَالِك
اتَّبَعَ الْمُتَسَلِّقُونَ مَسْلَكًا صَعْبًا لِلْوُصُولِ إِلَى الْقِمَّةِ.
Dağcılar zirveye ulaşmak için zorlu bir patikayı takip ettiler.
اتَّبَعَ الْمُتَسَلِّقُونَ مَسْلَكًا صَعْبًا لِلْوُصُولِ إِلَى الْقِمَّةِ.
Dağcılar zirveye ulaşmak için zorlu bir patikayı takip ettiler.
اُضْطُرِرْنَا إِلَى الْمُرُورِ عَبْرَ دَرْبٍ ضَيِّقٍ أَثْنَاءَ الْمَشْيِ فِي الْغَابَةِ.
Ormanda yürürken dar bir patikadan geçmek zorunda kaldık.
سَيَأْخُذُنَا هَذَا الْمَمَرُّ الْجَبَلِيُّ إِلَى أَجْمَلِ مَنْظَرٍ فِي الْقَرْيَةِ.
Bu patika, bizi köyün en güzel manzarasına götürecek.