وَبَّخَ الْمُدِيرُ الْمُتَأَخِّرِينَ فِي الِاجْتِمَاعِ بِقَسْوَةٍ.
Müdür, toplantıda geç kalanları sert bir şekilde payladı.
وَبَّخَ الْمُدِيرُ الْمُتَأَخِّرِينَ فِي الِاجْتِمَاعِ بِقَسْوَةٍ.
Müdür, toplantıda geç kalanları sert bir şekilde payladı.
أَنَّبَ الْمُعَلِّمُ الطَّالِبَ الَّذِي لَمْ يَقُمْ بِوَاجِبِهِ.
Öğretmen, ödevini yapmayan öğrenciyi payladı.
لَامَهُ وَالِدُهُ لِأَنَّهُ عَادَ إِلَى الْمَنْزِلِ مُتَأَخِّرًا.
Babası, eve geç geldiği için onu payladı.
Ayrıca: عَاتَبَ
وَبَّخَ بِشِدَّةٍ، زَجَرَ، وَبَّخَ تَوْبِيخًا