لم أرد أن أجعله يوبخ، قلت الحقيقة فقط.
Onu paylatmak istemedim, sadece gerçeği söyledim.
لم أرد أن أجعله يوبخ، قلت الحقيقة فقط.
Onu paylatmak istemedim, sadece gerçeği söyledim.
حرضوه على التوبيخ بإعطائه معلومات خاطئة.
Yanlış bilgi vererek onu paylattılar.
بدلا من دفعه إلى اللوم، يجب أن تدعمه.
Onu paylatmak yerine destek olmalısın.