يُحَاوِلُ إِدَارَةَ الْأَحْدَاثِ مِنْ وَرَاءِ السِّتَارِ.
Olayları perde arkasından yönetmeye çalışıyor.
يُحَاوِلُ إِدَارَةَ الْأَحْدَاثِ مِنْ وَرَاءِ السِّتَارِ.
Olayları perde arkasından yönetmeye çalışıyor.
لَيْسَ مِنَ الصَّوَابِ الْقِيَامُ بِأَعْمَالٍ فِي الْخَفَاءِ.
Perde arkasından iş çevirmek doğru değil.
يُقَدِّمُ الدَّعْمَ بِشَكْلٍ غَيْرِ مُبَاشِرٍ.
Perde arkasından destek veriyor.