petrolcü

كَانَ عَامِلُ النَّفْطِ يَحْرُسُ عِنْدَ فُوَّهَةِ الْبِئْرِ.

Petrolcü, kuyu başında nöbet tutuyordu.

كَانَ تَاجِرُ النَّفْطِ يَعْمَلُ فِي مَحَطَّةِ الْبَنْزِينِ.

Petrolcü, benzin istasyonunda çalışıyordu.

İlişkili Kelimeler