شَعَرْتُ بِنَدَمٍ شَدِيدٍ عَلَى أَفْعَالِي وَأَرَدْتُ أَنْ أَعْتَذِرَ.
Yaptıklarımdan dolayı çok pişman oldum ve özür dilemek istedim.
شَعَرْتُ بِنَدَمٍ شَدِيدٍ عَلَى أَفْعَالِي وَأَرَدْتُ أَنْ أَعْتَذِرَ.
Yaptıklarımdan dolayı çok pişman oldum ve özür dilemek istedim.
تَابَ الشَّابُّ عَنْ فَعْلَتِهِ الشَّنِيعَةِ بَعْدَ أَنْ رَأَى آثَارَهَا الْمُدَمِّرَةَ عَلَى حَيَاةِ الْآخَرِينَ.
Genç adam, başkalarının hayatı üzerindeki yıkıcı etkilerini gördükten sonra yaptığı kötü eylemden pişman oldu.
تَأَسَّفَ عَلَى قَرَارِهِ الْمُتَسَرِّعِ بَعْدَ فَوَاتِ الْأَوَانِ.
Aceleci kararı için çok geç olduktan sonra pişman oldu.
Ayrıca: تَحَسَّرَ، أَسِفَ
شَعَرَ بِالنَّدَم، حَسِرَ، عَضَّ عَلَى يَدَيْهِ، شَعَرَ بِالنَّدَامَة