أَشْعُرُ بِنَدَمٍ كَبِيرٍ بِسَبَبِ الأَخْطَاءِ الَّتِي ارْتَكَبْتُهَا.
Yaptığım hatalardan dolayı büyük bir pişmanlık duyuyorum.
أَشْعُرُ بِنَدَمٍ كَبِيرٍ بِسَبَبِ الأَخْطَاءِ الَّتِي ارْتَكَبْتُهَا.
Yaptığım hatalardan dolayı büyük bir pişmanlık duyuyorum.
أَشْعُرُ بِالأَسَفِ عَلَى مَا حَدَثَ.
Olanlar için pişmanlık duyuyorum.
عِنْدَمَا أَنْظُرُ إِلَى المَاضِي، هُنَاكَ أَشْيَاءُ كَثِيرَةٌ أَشْعُرُ بِالتَّأَسُّفِ عَلَيْهَا.
Geçmişe dönüp baktığımda, pişmanlık duyduğum birçok şey var.
تَوْبَة، حَسْرَة، تَأْنِيبُ الضَّمِيرِ، نَدَامَة