قَالَ إِنَّهُ يَشْعُرُ بِنَدَمٍ كَبِيرٍ عَلَى الْخَطَأِ الَّذِي ارْتَكَبَهُ.
Yaptığı hatadan dolayı büyük bir nedamet duyduğunu söyledi.
قَالَ إِنَّهُ يَشْعُرُ بِنَدَمٍ كَبِيرٍ عَلَى الْخَطَأِ الَّذِي ارْتَكَبَهُ.
Yaptığı hatadan dolayı büyük bir nedamet duyduğunu söyledi.
التَّوْبَةُ هِيَ الْخُطْوَةُ الْأُولَى لِلتَّخَلُّصِ مِنَ الذُّنُوبِ.
Nedamet, günahlardan arınmanın ilk adımıdır.