أَشْعُرُ بِالْأَسَفِ بِسَبَبِ هَذَا الْوَضْعِ.
Bu durumdan dolayı teessüf duyuyorum.
أَشْعُرُ بِالْأَسَفِ بِسَبَبِ هَذَا الْوَضْعِ.
Bu durumdan dolayı teessüf duyuyorum.
شَعَرَ بِالْحَسْرَةِ عَلَى الْفُرَصِ الَّتِي فَقَدَهَا.
Kaybettiği fırsatlar için teessüf etti.
إِنَّهُ فِي نَدَمٍ كَبِيرٍ بِسَبَبِ الْخَطَأِ الَّذِي ارْتَكَبَهُ.
Yaptığı hatadan dolayı büyük bir teessüf içinde.