ثُعْبَانُ البَايْثُونِ يَعْصِرُ فَرِيسَتَهُ.
Piton avını sıkarak boğar.
ثُعْبَانُ البَايْثُونِ يَعْصِرُ فَرِيسَتَهُ.
Piton avını sıkarak boğar.
تَمَّ عَرْضُ بَايْثُون كَبِيرٍ فِي حَدِيقَةِ الْحَيَوَانَاتِ.
Hayvanat bahçesinde büyük bir piton sergileniyordu.