كِيس — أَكْيَاس
وَضَعْتُ الْأَشْيَاءَ مِنَ الْمَتْجَرِ فِي كِيسٍ.
Marketteki eşyaları poşete koydum.
وَضَعْتُ الْأَشْيَاءَ مِنَ الْمَتْجَرِ فِي كِيسٍ.
Marketteki eşyaları poşete koydum.
أَحْمِلُ دَائِمًا حَقِيبَةً بِلَاسْتِيكِيَّةً مَعِي عِنْدَ التَّسَوُّقِ.
Alışveriş yaparken yanımda her zaman bir poşet bulundururum.