ponton

جَعَلَ الْجِسْرُ الْعَائِمُ فَوْقَ النَّهْرِ مِنَ السَّهْلِ عَلَى النَّاسِ وَالْمَرْكَبَاتِ الْعُبُورَ وَكَانَ مُفِيدًا لِلْغَايَةِ.

Nehir üzerindeki ponton köprü, insanların ve araçların karşıya geçmesini kolaylaştırıyordu ve çok kullanışlıydı.

طَوْف — أَطْوَاف

اسْتَخْدَمَ عُمَّالُ الْبِنَاءِ طَوْفًا فِي النَّهْرِ لِنَقْلِ الْمَوَادِّ الثَّقِيلَةِ وَكَانُوا حَرِيصِينَ لِلْغَايَةِ.

İnşaat işçileri, ağır malzemeleri taşımak için nehirde bir ponton kullandılar ve çok dikkatliydiler.

İlişkili Kelimeler