مَنَحَ الْحَكَمُ الرِّيَاضِيَّ نِقَاطًا عَالِيَةً بِسَبَبِ أَدَائِهِ الْمُتَمَيِّزِ.
Hakem, sporcuya yüksek performansı nedeniyle yüksek puan verdi.
مَنَحَ الْحَكَمُ الرِّيَاضِيَّ نِقَاطًا عَالِيَةً بِسَبَبِ أَدَائِهِ الْمُتَمَيِّزِ.
Hakem, sporcuya yüksek performansı nedeniyle yüksek puan verdi.
اللَّجْنَةُ قَيَّمَتِ الْمَشَارِيعَ بِالنِّقَاطِ بِنَاءً عَلَى مَعَايِيرَ مُحَدَّدَةٍ.
Komite, projeleri belirli kriterlere göre puan vererek değerlendirdi.
الْمُعَلِّمُ أَعْطَى عَلَامَةً جَيِّدَةً لِلطَّالِبِ عَلَى الِامْتِحَانِ.
Öğretmen, öğrenciye sınavdan iyi bir puan verdi.
Ayrıca: اِحْتَسَبَ نِقَاطًا