puf

لَدَيَّ مَقْعَدٌ عُثْمَانِيٌّ مُرِيحٌ فِي غُرْفَةِ الْمَعِيشَةِ حَيْثُ يُمْكِنُنِي تَمْدِيدُ سَاقَيَّ.

Oturma odasında, ayaklarımı uzatabileceğim rahat bir pufum var.

يُحِبُّ الْأَطْفَالُ اللَّعِبَ عَلَى وِسَادَةٍ كَبِيرَةٍ فِي غُرْفَتِهِمْ.

Çocuklar, odalarında büyük bir pufun üzerinde oyun oynamayı çok seviyorlar.

İlişkili Kelimeler