رِزْق — أَرْزَاق
اللهُ يُعْطِي رِزْقَ كُلِّ كَائِنٍ حَيٍّ، لَا شَكَّ فِي ذَلِكَ.
Allah her canlının rızkını verir, bundan şüphe yok.
اللهُ يُعْطِي رِزْقَ كُلِّ كَائِنٍ حَيٍّ، لَا شَكَّ فِي ذَلِكَ.
Allah her canlının rızkını verir, bundan şüphe yok.
أَعِيلُ أُسْرَتِي بِالْمَعِيشَةِ الَّتِي أَحْصُلُ عَلَيْهَا مِنْ هَذَا الْعَمَلِ.
Bu işten elde ettiğim rızıkla ailemi geçindiriyorum.
يَسْعَدُ الْمُزَارِعُونَ بِالْقُوتِ الَّذِي يَحْصُلُونَ عَلَيْهِ مِنْ حُقُولِهِمْ.
Çiftçiler, tarlalarından elde ettikleri rızıkla mutlu oluyorlar.