söğüt

صَفْصَاف — صَفْصَافَات

كَانَتْ هُنَاكَ أَشْجَارُ صَفْصَافٍ طَوِيلَةٌ عَلَى ضِفَافِ البُحَيْرَةِ، مِمَّا جَعَلَ المَنْظَرَ جَمِيلًا لِلْغَايَةِ.

Göl kenarında uzun söğüt ağaçları vardı, manzarayı çok güzelleştiriyordu.

كَانَتْ أَوْرَاقُ شَجَرَةِ الصَّفْصَافِ تَتَأَرْجَحُ بِخِفَّةٍ فِي مَهَبِّ الرِّيحِ.

Söğüt ağacının yaprakları rüzgarda hafifçe sallanıyordu.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler