كُنَّا نَبْحَثُ عَنْ مَكَانٍ كَثِيرِ الصَّفْصَافِ لِلنُّزْهَةِ.
Piknik için söğütlük bir alan arıyorduk.
كُنَّا نَبْحَثُ عَنْ مَكَانٍ كَثِيرِ الصَّفْصَافِ لِلنُّزْهَةِ.
Piknik için söğütlük bir alan arıyorduk.
تَنَزَّهْنَا فِي غَابَةِ الصَّفْصَافِ قُرْبَ النَّهْرِ.
Nehir kenarındaki söğütlükte gezindik.