يُسَاعِدُ هَذَا الدَّوَاءُ الْمُزِيلُ عَلَى تَخْفِيفِ السُّعَالِ وَتَخْفِيفِ الْمَرِيضِ.
Bu söktürücü ilaç, öksürüğü azaltarak hastanın rahatlamasına yardımcı oluyor.
يُسَاعِدُ هَذَا الدَّوَاءُ الْمُزِيلُ عَلَى تَخْفِيفِ السُّعَالِ وَتَخْفِيفِ الْمَرِيضِ.
Bu söktürücü ilaç, öksürüğü azaltarak hastanın rahatlamasına yardımcı oluyor.
وَصَفَ الطَّبِيبُ شَرَابًا طَارِدًا لِلْبَلْغَمِ.
Doktor, balgam söktürücü bir şurup reçete etti.
هَذِهِ الْمَادَّةُ الْكِيمْيَائِيَّةُ فَعَّالَةٌ جِدًّا فِي تَنْظِيفِ الْمَعَادِنِ بِفَضْلِ خَاصِّيَّتِهَا الْمُذِيبَةِ لِلصَّدَأِ.
Bu kimyasal, pası söktürücü özelliği sayesinde metalleri temizlemede çok etkili.