sömürgen

أَعْطَتِ الدُّوَلُ الْمُسْتَعْمِرَةُ الْأَوْلَوِيَّةَ لِمَصَالِحِهَا الْخَاصَّةِ مُتَجَاهِلَةً حُقُوقَ السُّكَّانِ الْأَصْلِيِّينَ.

Sömürgen devletler, yerli halkların haklarını hiçe sayarak kendi çıkarlarını ön planda tuttular.

الْمَوْقِفُ الِاسْتِغْلَالِيُّ هُوَ اسْتِخْدَامُ عَمَلِ وَمَوَارِدِ الْآخَرِينَ لِتَحْقِيقِ مَصْلَحَةِ الْفَرْدِ.

Sömürgen bir tutum, başkalarının emeğini ve kaynaklarını kendi çıkarı için kullanmaktır.

İlişkili Kelimeler