رَفَعَ يَدَهُ لِيَأْخُذَ الْكَلِمَةَ فِي الِاجْتِمَاعِ.
Toplantıda söz almak için elini kaldırdı.
رَفَعَ يَدَهُ لِيَأْخُذَ الْكَلِمَةَ فِي الِاجْتِمَاعِ.
Toplantıda söz almak için elini kaldırdı.
أَخَذَ مِنِّي وَعْدًا بِأَنِّي سَأُنْجِزُ هَذَا الْعَمَلَ.
Benden bu işi yapacağıma dair söz aldı.
حَصَلُوا عَلَى الْمُوَافَقَةِ مِنْ عَائِلَتِهَا فِي حَفْلِ الْخُطُوبَةِ.
Kız isteme töreninde ailesinden söz aldılar.
تَنَاوَلَ الكَلِمَة