نَسِيَ أَنْ يَذْكُرَ هَذَا الْمَوْضُوعَ فِي تَقْرِيرِهِ، هَذَا نَقْصٌ.
Raporunda bu konudan söz etmeyi unutmuş, bu bir eksiklik.
نَسِيَ أَنْ يَذْكُرَ هَذَا الْمَوْضُوعَ فِي تَقْرِيرِهِ، هَذَا نَقْصٌ.
Raporunda bu konudan söz etmeyi unutmuş, bu bir eksiklik.
تَحَدَّثُوا عَنِ الْمَشْرُوعِ الْجَدِيدِ فِي الِاجْتِمَاعِ، كَانَ مُثِيرًا لِلْغَايَةِ.
Toplantıda yeni projeden söz ettiler, çok heyecan vericiydi.
أَشَارَ فِي خِطَابِهِ إِلَى نَجَاحَاتِهِ السَّابِقَةِ، كَانَ ذَلِكَ مُؤَثِّرًا لِلْغَايَةِ.
Konuşmasında geçmişteki başarılarından söz etti, bu çok etkileyiciydi.
Ayrıca: تَطَرَّقَ إِلَى