الْخِلَافُ بَيْنَ الْبَلَدَيْنِ يَتَزَايَدُ تَدْرِيجِيّاً.
İki ülke arasındaki sürtüşme giderek artıyor.
الْخِلَافُ بَيْنَ الْبَلَدَيْنِ يَتَزَايَدُ تَدْرِيجِيّاً.
İki ülke arasındaki sürtüşme giderek artıyor.
مِنَ الْمُحْزِنِ أَنْ يَكُونَ هُنَاكَ نِزَاعٌ مُسْتَمِرٌّ دَاخِلَ الْأُسْرَةِ.
Aile içinde sürekli sürtüşme yaşanması üzücü.
الِاحْتِكَاكُ بَيْنَ سَطْحَيْنِ يَجْعَلُ الْحَرَكَةَ أَكْثَرَ صُعُوبَةً.
İki yüzey arasındaki sürtüşme hareketi zorlaştırır.
مُشَاحَنَة