sık

كَانَ مِنَ الصَّعْبِ الدُّخُولُ إِلَى الْغَابَةِ لِأَنَّهَا كَانَتْ مُغَطَّاةً بِأَشْجَارٍ كَثِيفَةٍ لِلْغَايَةِ.

Orman çok sık ağaçlarla kaplı olduğu için içeri girmek zordu.

أَشْعُرُ بِالتَّعَبِ لِأَنَّنِي أُسَافِرُ بِشَكْلٍ مُتَكَرِّرٍ هَذِهِ الْأَيَّامَ.

Bu aralar sık seyahat ettiğim için yorgun hissediyorum.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler