sınamak

أَجْرَى الْمُعَلِّمُ اخْتِبَارًا لِاخْتِبَارِ مَعْلُومَاتِ الطُّلَّابِ.

Öğretmen öğrencilerin bilgisini sınamak için bir sınav yaptı.

دَخَلْتُ الْمَطْبَخَ لِتَجْرِبَةِ وَصْفَةٍ جَدِيدَةٍ.

Yeni bir tarifi sınamak için mutfağa girdim.

طَلَبَ الطَّبِيبُ إِجْرَاءَ فُحُوصَاتٍ مُخْتَلِفَةٍ لِفَحْصِ الْمَرِيضِ بِعِنَايَةٍ.

Doktor hastayı dikkatlice sınamak için çeşitli testler istedi.

İlişkili Kelimeler