sırça

وَضَعْتُ الْمِزْهَرِيَّةَ الزُّجَاجِيَّةَ عَلَى الطَّاوِلَةِ.

Sırça vazoyu sehpanın üzerine koydum.

تُضْفِي الْكُؤُوسُ الْبَلُّورِيَّةُ أَنَاقَةً خَاصَّةً عَلَى الْمَائِدَةِ.

Sırça bardaklar sofraya ayrı bir zarafet katıyor.

İlişkili Kelimeler