sırılsıklam

عِنْدَمَا مَشَيْتُ تَحْتَ الْمَطَرِ، أَصْبَحْتُ مُبْتَلًّا لِلنُّخَاعِ وَشَعَرْتُ بِالْبَرْدِ.

Yağmurda yürüyünce sırılsıklam oldum ve üşüdüm.

كَانَ مُبْتَلًّا تَمَامًا بَعْدَ الْخُرُوجِ مِنَ الْبَحْرِ.

Denizden çıktıktan sonra sırılsıklam olmuştu.

أَصْبَحَ الْأَطْفَالُ غَارِقِينَ فِي الْمَاءِ أَثْنَاءَ اللَّعِبِ فِي الْمَسْبَحِ.

Çocuklar havuzda oynarken sırılsıklam oldular.

İlişkili Kelimeler