ظَهْرِي يُؤْلِمُنِي كَثِيرًا، أَعْتَقِدُ أَنَّهُ بِسَبَبِ الْجُلُوسِ أَمَامَ الْكُمْبْيُوتَرِ طَوَالَ الْيَوْمِ.
Sırtım çok ağrıyor, sanırım bütün gün bilgisayar başında oturmaktan oldu.
ظَهْرِي يُؤْلِمُنِي كَثِيرًا، أَعْتَقِدُ أَنَّهُ بِسَبَبِ الْجُلُوسِ أَمَامَ الْكُمْبْيُوتَرِ طَوَالَ الْيَوْمِ.
Sırtım çok ağrıyor, sanırım bütün gün bilgisayar başında oturmaktan oldu.
خَلْفُ الْمَنْزِلِ يُطِلُّ عَلَى الْغَابَةِ وَلَدَيْهِ مَنْظَرٌ جَمِيلٌ جِدًّا.
Evin sırtı ormana bakıyor ve çok güzel bir manzarası var.