sıvazlamak

اِنْحَنَى الرَّجُلُ لِيُدَاعِبَ رَأْسَ كَلْبِهِ بِمَحَبَّةٍ.

Adam, köpeğinin başını sevgiyle sıvazlamak için eğildi.

اسْتَخْدَمَتِ الْأُمُّ يَدَهَا لِتَمْسِيدِ ظَهْرِ طِفْلِهَا بِرِفْقٍ.

Anne, bebeğinin sırtını hafifçe sıvazlamak için elini kullandı.

İlişkili Kelimeler