sadeleştirmek

اضْطُرَّ الْمُعَلِّمُ إِلَى تَبْسِيطِ الْمَوْضُوعِ لِكَيْ يَفْهَمَهُ الطُّلَّابُ.

Öğretmen, konuyu öğrencilerin anlaması için sadeleştirmek zorunda kaldı.

سَيَقُومُ الْبَرْنَامَجُ الْجَدِيدُ بِتَسْهِيلِ عَمَلِيَّاتِ الْعَمَلِ بِشَكْلٍ كَبِيرٍ.

Yeni yazılım, iş süreçlerini önemli ölçüde sadeleştirecek.

مِنَ الضَّرُورِيِّ تَبْسِيطُ التَّقْرِيرِ لِجَعْلِهِ أَكْثَرَ وُضُوحًا.

Raporu daha anlaşılır hale getirmek için sadeleştirmek gerekiyor.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler