sahne almak

اعْتَلَى الْفَنَّانُ الْمَسْرَحَ بِأَغَانِيهِ الْجَدِيدَةِ مَسَاءَ أَمْسِ.

Sanatçı, dün akşam yeni şarkılarıyla sahnede yer aldı.

قَدَّمَتْ فِرْقَةُ الرَّقْصِ عَرْضًا فِي الْمِهْرَجَانِ وَحَظِيَتْ بِإِعْجَابٍ كَبِيرٍ.

Dans grubu, festivalde sahne aldı ve büyük beğeni topladı.

أَحْيَا الْمُغَنِّي الشَّهِيرُ حَفْلًا فِي الْاسْتَادِ وَمَنَحَ مُعْجَبِيهِ لَيْلَةً لَا تُنْسَى.

Ünlü şarkıcı, stadyumda sahne alarak hayranlarına unutulmaz bir gece yaşattı.

İlişkili Kelimeler