salıvermek

أَطْلَقَ الصَّبِيُّ سَرَاحَ الْعُصْفُورِ مِنَ الْقَفَصِ.

Çocuk kuşu kafesten salıverdi.

أَفْرَجَتِ الشُّرْطَةُ عَنِ الرَّجُلِ بَعْدَ التَّحْقِيقِ.

Polis adamı sorgudan sonra salıverdi.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler