بَعْدَ مُرُورِنَا بِعَمَلِيَّةٍ مُؤْلِمَةٍ، حَقَّقْنَا النَّجَاحَ فِي النِّهَايَةِ.
Sancılı bir süreçten geçtikten sonra sonunda başarıya ulaştık.
بَعْدَ مُرُورِنَا بِعَمَلِيَّةٍ مُؤْلِمَةٍ، حَقَّقْنَا النَّجَاحَ فِي النِّهَايَةِ.
Sancılı bir süreçten geçtikten sonra sonunda başarıya ulaştık.
عَلَى الرَّغْمِ مِنْ أَنَّهَا مَرَّتْ بِحَمْلٍ مُتْعِبٍ، إِلَّا أَنَّهَا أَنْجَبَتْ طِفْلاً سَلِيماً.
Sancılı bir hamilelik geçirmesine rağmen sağlıklı bir bebek dünyaya getirdi.
تَمُرُّ الشَّرِكَةُ بِعَمَلِيَّةِ إِعَادَةِ هَيْكَلَةٍ صَعْبَةٍ.
Şirket, sancılı bir yeniden yapılanma sürecinden geçiyor.