أَضَافَ اللَّبْلَابُ الَّذِي يُغَطِّي الْجُدْرَانَ جَمَالًا طَبِيعِيًّا إِلَى الْمَنْزِلِ.
Duvarları saran sarmaşıklar, eve doğal bir güzellik katıyordu.
أَضَافَ اللَّبْلَابُ الَّذِي يُغَطِّي الْجُدْرَانَ جَمَالًا طَبِيعِيًّا إِلَى الْمَنْزِلِ.
Duvarları saran sarmaşıklar, eve doğal bir güzellik katıyordu.
نَمَتِ الْمُتَسَلِّقَةُ عَنْ طَرِيقِ التَّسَلُّقِ عَلَى سِيَاجِ الْحَدِيقَةِ.
Sarmaşık, bahçedeki çitin üzerine tırmanarak büyüdü.
نَبَاتٌ مُتَسَلِّقٌ، نَبَات اللَّبْلَاب