حَافَظَ فَرِيقُنَا عَلَى الْفَوْزِ مِنْ خِلَالِ تَقْدِيمِ أَدَاءٍ دِفَاعِيٍّ.
Takımımız savunmalı bir oyun sergileyerek galibiyeti korudu.
حَافَظَ فَرِيقُنَا عَلَى الْفَوْزِ مِنْ خِلَالِ تَقْدِيمِ أَدَاءٍ دِفَاعِيٍّ.
Takımımız savunmalı bir oyun sergileyerek galibiyeti korudu.
تَمَّ بِنَاءُ الْقَلْعَةِ بِطَرِيقَةٍ مُحَصَّنَةٍ ضِدَّ هَجَمَاتِ الْعَدُوِّ.
Kale, düşman saldırılarına karşı savunmalı bir şekilde inşa edilmişti.