قَامُوا بِتَرْكِيبِ مِظَلَّةٍ أَمَامَ المَتْجَرِ لِلْحِمَايَةِ مِنَ الشَّمْسِ.
Güneşten korunmak için dükkanın önüne bir sayeban yaptırdılar.
قَامُوا بِتَرْكِيبِ مِظَلَّةٍ أَمَامَ المَتْجَرِ لِلْحِمَايَةِ مِنَ الشَّمْسِ.
Güneşten korunmak için dükkanın önüne bir sayeban yaptırdılar.
بِفَضْلِ السَّقِيفَةِ، تَمَكَّنَّا مِنَ الاِحْتِمَاءِ مِنَ المَطَرِ أَثْنَاءَ انْتِظَارِنَا فِي مَحَطَّةِ الحَافِلَاتِ.
Otobüs durağında beklerken sayeban sayesinde yağmurdan korunabildik.
يُسَاعِدُ الوَاقِي الشَّمْسِيُّ المُثَبَّتُ فَوْقَ النَّافِذَةِ فِي الحِفَاظِ عَلَى بُرُودَةِ المَنْزِلِ.
Pencerenin üzerine takılan sayeban, evin içini serin tutmaya yardımcı oluyor.
فَيْء