seda

صَوْت — أَصْوَات

الِاسْتِمَاعُ إِلَى صَوْتِ الْأَمْوَاجِ أَثْنَاءَ الْجُلُوسِ عَلَى شَاطِئِ الْبَحْرِ مُرِيحٌ لِلْغَايَةِ.

Deniz kenarında otururken dalgaların sedasını dinlemek çok huzur verici.

غَطَّى رَنِينُ أَجْرَاسِ الْكَنِيسَةِ الْقَدِيمَةِ الْمَدِينَةَ بِأَكْمَلِهَا.

Eski bir kilisenin çanlarının sedası tüm şehri kapladı.

İlişkili Kelimeler