selvi

زَرَعْنَا شَجَرَةَ سَرْوٍ طَوِيلَةً وَنَحِيلَةً فِي زَاوِيَةِ حَدِيقَتِنَا، تَبْدُو جَمِيلَةً جِدًّا.

Bahçemizin köşesine uzun ve ince bir selvi ağacı diktik, çok güzel duruyor.

شَجَرَةُ السَّرْوِ — أشجار السرو

كَانَ هُنَاكَ الْعَدِيدُ مِنْ أَشْجَارِ السَّرْوِ فِي الْمَقْبَرَةِ، مِمَّا أَضْفَى عَلَى الْمَكَانِ جَوًّا حَزِينًا.

Mezarlıkta birçok selvi ağacı vardı, bu da ortama hüzünlü bir hava katıyordu.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler