senatör

يَعْمَلُ عُضْوُ مَجْلِسِ الشُّيُوخِ عَلَى حَلِّ الْمَشَاكِلِ فِي دَائِرَتِهِ الِانْتِخَابِيَّةِ.

Senatör, seçim bölgesindeki sorunları çözmek için çalışıyor.

سِينَاتُور — سِينَاتُورِيُّون

أَلْقَى السِّينَاتُورُ خِطَابًا مُهِمًّا فِي الْمَجْلِسِ.

Senatör, mecliste önemli bir konuşma yaptı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler