أَحْضَرْنَا مَعَنَا غِطَاءً لِفَرْشِهِ عَلَى الْأَرْضِ.
Yere bir örtü sermek için yanımızda getirdik.
أَحْضَرْنَا مَعَنَا غِطَاءً لِفَرْشِهِ عَلَى الْأَرْضِ.
Yere bir örtü sermek için yanımızda getirdik.
نَشَرَتْ أُمِّي الْغَسِيلَ عَلَى الْحَبْلِ لِيَجِفَّ.
Annem çamaşırları kuruması için ipe serdi.
بَسَطْنَا بَطَّانِيَّةً عَلَى الْأَرْضِ لِلنُّزْهَةِ.
Piknik yapmak için yere bir battaniye serdik.
اِفْتَرَشَ