serpuş

يَجِبُ عَلَيْكَ بِالتَّأْكِيدِ ارْتِدَاءُ قُبَّعَةٍ عِنْدَ الْخُرُوجِ فِي الطَّقْسِ الْبَارِدِ.

Soğuk havada dışarı çıkarken mutlaka bir serpuş takmalısın.

غِطَاءُ الرَّأْسِ — أَغْطِيَةُ الرَّأْس

فِي الْعُصُورِ الْقَدِيمَةِ، كَانَتِ النِّسَاءُ يَرْتَدِينَ غِطَاءَ الرَّأْسِ فِي الْغَالِبِ.

Eski zamanlarda kadınlar genellikle bir serpuş takarlardı.

طَرْبُوش — طَرَابِيش

عَادَةً مَا يَحْمِلُ الدَّرَاوِيشُ نَوْعًا مِنَ الطَّرْبُوشِ عَلَى رُؤُوسِهِمْ.

Dervişler genellikle başlarında bir tür serpuş taşırlar.

İlişkili Kelimeler