إِنَّهُ يُرِيدُ أَنْ يُلَمِّحَ لِي بِشَيْءٍ مَا.
O, bana bir şeyler sezdirmek istiyor.
إِنَّهُ يُرِيدُ أَنْ يُلَمِّحَ لِي بِشَيْءٍ مَا.
O, bana bir şeyler sezdirmek istiyor.
أَوْحَى لِي بِسُلُوكِيَّاتِهِ بِشَيْءٍ مَا.
Davranışlarıyla bana bir şeyler sezdirdi.
بَذَلَ قُصَارَى جُهْدِهِ لِيُفْهِمَنِي الْحَقِيقَةَ.
Bana gerçeği sezdirmek için elinden geleni yaptı.