silahsız

اعْتَقَلَتِ الشُّرْطَةُ مُشْتَبَهًا بِهِ أَعْزَلَ.

Polis, silahsız bir şüpheliyi gözaltına aldı.

كَانَ الْمَدَنِيُّونَ غَيْرُ الْمُسَلَّحِينَ يُحَاوِلُونَ الْفِرَارَ مِنْ مِنْطَقَةِ الْحَرْبِ.

Silahsız siviller, savaş bölgesinden kaçmaya çalışıyorlardı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler